Hukuk Hakkı Korumaktır

Makaleler

Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7244 Sayılı Kanuna İlişkin Değerlendirme

Covid-19 virüs salgınıyla mücadele kapsamında Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7244 Sayılı Kanun (“Kanun”) 16 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek 17 Nisan 2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanun ile birlikte işveren-işçi kapsamında iş hukukunda, prim ödemeleri bakımından sigorta hukukunda, kar payı dağıtımı hakkında yapılan değişiklikler ile dernek kurul toplantı sürelerinin değiştirilmesi bakımından ticaret hukukunda, fahiş fiyatlar uygulamasına ilişkin perakende ticaretin düzenlenmesi kanununda ve bazı alacakların ertelenmesi, alınmaması veya yeniden yapılandırılması hakkında birtakım değişikliklere gidilmiştir. Bu yazımız ile yapılan değişikliklerin neler olduğuna ve hukuk sistemimize yansımalarına değinmek istedik. Söz konusu Kanun ile getirilen değişiklikler kapsamında farklı görüşler oluşabileceğini kabul etmekle birlikte yine aynı zamanda bu dönemde yasa koyucunun ve yürütmenin çok sayıda ek düzenlemeler getirmesi dikkate alındığında yeni uygulamaların ortaya çıkabileceğini de belirtmek gerekmektedir.

1) İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU KAPSAMINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VE DÜZENLEMELER

a) İşverene İşçinin İş Akdinin Feshi Yasağı Getirilmiştir.

Kanun’un 9’uncu maddesi ile birlikte 4857 sayılı İş Kanununa Geçici Madde 10 eklenmiştir. Geçici madde ile birlikte söz konusu kanun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, 17.04.2020 tarihinden itibaren üç ay süreyle 25’inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında, işveren tarafından feshedilemeyecektir. Bu kapsamda İş Kanunu 25’inci maddede belirtilen,

• İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması,

• İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması,

• İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması,

• İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması,

• İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması,

• İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi,

• İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi,

• İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi,

• İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması,

gibi haller ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren işçinin iş akdini feshedemeyecektir.

Sonuç olarak; işveren işçinin iş akdini derhal ve tazminatsız olarak ancak yukarıda sayılan haller ile işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış sergilemesi halinde feshedebilecektir.

Söz konusu fesih yasağına ilişkin 3 (üç) aylık süre Cumhurbaşkanı tarafından altı aya kadar uzatılabilecektir.

b) İşveren İşçiyi Ücretiz İzne Çıkarabilecektir.

Kanun’un 9’uncu maddesi ile getirilen Geçici Madde 10’un ikinci fıkrasında üç aylık süreyi geçmemek üzere işverenin işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabileceği ve bu amaçla ücretsiz izne ayrılmanın işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyeceği belirtilmiştir.

Her ne kadar bu değişiklikten önce işverenlerin tek taraflı olarak işçileri ücretsiz izne göndermesi mümkün değil ise de söz konusu madde ile bu husus imkânlı hale gelmiş bulunmaktadır. Söz konusu değişiklik ile işçi izni olmadan ücretsiz izne çıkarılmasını ileri sürerek sözleşmesini feshedemeyeceği için kıdem tazminatına hak kazanarak iş akdini sonlandıramayacaktır. Sonuç olarak ücretsiz izne ilişkin yapılan değişiklikler kapsamında işverenin işçiyi fesih yasağının uygulandığı süreçte işçinin yazılı onayı olmaksızın 3 (üç) ayı geçmemek üzere ücretsiz izne gönderilebileceği anlaşılmaktadır. Söz konusu 3 (üç) aylık süre fesih yasağında olduğu gibi Cumhurbaşkanı tarafından 6 (altı) aya kadar uzatılabilecektir.

c) Ücretsiz İzne Çıkarılan İşçiye Fon Verilecektir.

Kanun’un 7’nci maddesi ile birlikte İşsizlik Sigortası Kanununa Geçici Madde 24 eklenmiş olup söz konusu madde ile birlikte ücretsiz izne gönderilen işçilerin işsizlik sigortası fonundan nakdi ücret desteğinden faydalanmasının şartları belirtilmiştir.
İşbu düzenleme ile birlikte, İş Kanununa eklenen yukarıda belirtilen madde kapsamında ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan işçiler ile 15.03.2020 tarihinden sonra işten çıkarılmış olup İşsizlik Sigortası Kanununun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden istifade edemeyen işçilere herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve 4857 sayılı Kanunun Geçici Madde 10’da yer alan fesih yapılamayacak 3 (üç) aylık süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilecektir. Yapılan işbu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamayacaktır.

Bu amaçla yaşlılık aylıyı almayan, işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmayan işçiye 3 aylık nakdi ücret yardımı yapılacaktır. Burada kanun maddesinde nakdi ödeme alınması şartı olarak işveren tarafından işçinin ücretsiz izne ayrılmasını ve aynı zamanda kısa çalışma ödeneğinden yararlanmamış olmasını aradığı anlaşılmaktadır.

ç) Nakdi Ücret Alan Çalışan Genel Sağlık Sigortalısı Sayılacak ve Primleri Fondan Karşılanacaktır.

Söz konusu yukarıda belirtilen şartları sağlayıp nakdi ücret desteğinden yararlanan çalışan genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmiyor ise çalışan 5510 Sayılısı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılacak ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri de fondan karşılanacaktır. Yani çalışanın genel sağlık sigortasının olmadığı durumunda genel sağlık sigortalısı sayılacak v hastanelerden bu kapsamda işlem görecektir.

d) İşçinin Ücretsiz İzinde Çalıştırılması ve Fesih Yasağına Uyulmaması Hallerinde İdari Para Cezası Uygulanacaktır.

Yapılan düzenlemeler sonucunda ücretsiz izne ayrılarak ücret desteğinden yararlanan işçinin hiçbir şekilde çalıştırılmaması ve hatta uzaktan eğitim dâhil işi gereği hiçbir işin yaptırılmaması gerekmektedir. Bu kapsamda ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere çalışma ve iş kurumu il müdürlükleri tarafından aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacak olup aynı zamanda ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. Ücretsiz izne çıkarılan işçinin çalıştırılmaması gerektiği özellikle belirtilmiş ve çalıştırılması halinde idari para cezaları öngörülmüştür.

Yine aynı zamanda fesih yasağı hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verileceği öngörülmüştür.

e) Kısa Çalışma Ödeneği Başvurusunda Uygunluk Tespitinin Tamamlanması Beklenmeyecektir.

Kanun’un 8’inci maddesi ile İşsizlik Sigortası Kanununa Geçici Madde 25 eklenerek yeni koronavirüs (Covid-19) sebebiyle işverenlerin yaptıkları zorlayıcı sebep gerekçeli kısa çalışma başvuruları için, uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeksizin, işverenlerin beyanı doğrultusunda kısa çalışma ödemesi gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır. Bu madde ile kısa çalışma ödeneği başvurularının işverenlerin beyan ettiği hususlar üzerinden sonuçlandırılacağı, başvurular sonuçlandırılırken uygunluk denetiminin yapılmayacağı düzenlenmiştir.

Yine devamında işveren tarafından hatalı bilgi ve belge verilmesi nedeniyle yapılan fazla ve yersiz ödemelerin, yasal faizi ile birlikte işverenlerden tahsil edileceği belirtilmiştir.
Yapılan diğer bir değişiklik ise 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu Geçici Madde 23’ün ikinci fıkrasının son cümlesine “başvurular,” ibaresinden sonra gelmek üzere “uygunluk tespitleri hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiştir. Bu bakımdan değerlendirme yapıldığında kısa çalışma ödeneği başvurularının 60 gün içerinde sonuçlandırılacağı ancak uygunluk denetimlerinden bu dönemde vazgeçilerek daha sonra yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu uygunluk tespitinin tamamlanmasının beklenmeyeceğine ilişkin maddenin 29.02.2020 tarihinden itibaren uygulanacağı özellikle belirtilmiştir. Yani bu zamana kadar yapılan kısa çalışma ödeneği başvuruları ve sonuçlanan başvurular kapsamında da uygunluk denetimi ileri bir tarihe ertelenmiş olmaktadır.

Önemle belirtmek gerekir ki işçilere ödenen kısa çalışma ödeneğinin işverenin hatalı veya eksik beyanı üzerine fazla ve yersiz yere ödendiğinin sonradan tespit edilmesi halinde işverenden yasal faizi ile birlikte tahsil edileceği de hüküm altına alınmıştır.

f) Bakım Hizmeti Sunulabilmesi Şartlarında Değişiklik Yapılmıştır.

Yeni koronavirüs (Covid-19) salgını kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle; bakım merkezlerinde bakım hizmeti sunulabilmesi için gelir ölçütü ve ağır engellilik şartları ile hizmet alımıyla bakım hizmeti sunulabilmesi için gelir ölçütü şartı 17.04.2020 tarihinden itibaren üç ay süreyle aranmayacaktır. Cumhurbaşkanı bu süreyi bir yıla kadar uzatmaya yetkili kılınmıştır.

g) Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda Sürelerde Değişiklik Yapılmıştır.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki yetki tespitlerinin verilmesi, toplu iş sözleşmelerinin yapılması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü ile grev ve lokavta ilişkin süreler 17.04.2020 tarihinden itibaren üç ay süreyle uzatılmıştır. Cumhurbaşkanı, üç aylık süreyi bitiminden itibaren üç aya kadar uzatmaya yetkili kılınmıştır.

2) PERAKENDE TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE DEĞİŞİKLİKLER

a) Perakende Ticaret Tekelinde Fahiş Fiyat Artışı ve Stokçuluk Yapılamayacaktır.

Şu dönemde piyasanın olağan akışını bozarak piyasa aksaklıklarına sebep olan ve kamunun genel menfaatine uygun olmayan haksız ve rekabeti bozucu faaliyetlere yönelik idari ve hukuki tedbirlerin ivedilikle uygulamaya konulması için ilave yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu gözetilerek söz konusu fahiş fiyat artışı ve stokçuluk ile ilgili düzenlemeye gidilmiştir.
Bu kapsam da üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yine aynı zamanda üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulmayacağı belirtilerek stokçuluğun önüne geçilmiştir.

b) Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Kurulacaktır.

Üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik düzenlemeler yapmak, gerektiğinde denetim ve incelemelerde bulunarak idari para cezası uygulamak ve her türlü tedbiri almak amacıyla Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturulacaktır. Başkanlığı, İç Ticaret Genel Müdürü tarafından yürütülecek olan Kurul; Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü, Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürü, Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından görevlendirilen birer Genel Müdür, İlgili İç Ticaret Genel Müdür Yardımcısı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu tarafından görevlendirilen birer üye, Üretici ve tüketici örgütleri ile perakende sektörünü temsilen birer üye olmak üzere on üç üyeden oluşacaktır. Kurul ihtiyaç halinde Başkanın çağrısı üzerine Başkan dâhil en az yedi üye ile toplanacak ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alınabilecektir. Oyların eşit olması halinde Başkanın oy kullandığı tarafın çoğunluğu sağladığı kabul edilecektir. Kurulun kararları Bakanlıkça uygulanacaktır. Kurulun sekretarya hizmetleri İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilecektir. Kurulun oluşumu, görevleri, çalışma usul ve esasları, sekretarya hizmetleri ve Kurula ilişkin diğer hususlar yönetmelik ile belirlenecektir.

c) Fahiş Fiyat Artışına ve Stokçuluğa İdari Para Cezası Getirilmiştir.

Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılması halinde on bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası belirlenmiş olup, üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulması halinde ise elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası öngörülmüştür. Mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılması halinde öngörülen idari para cezalarını uygulama yetkisi Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda, piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulması halinde öngörülen idare para cezasını uygulama yetkisi Bakanlığa aittir. Bakanlığa ait olan idari para cezası uygulama yetkisi taşra birimlerine devredilebilecektir.


3) TİCARET HUKUKU BAKIMINDAN YAPILAN DÜZENLEMELER VE DEĞİŞİKLİKLER

Ticaret Bakanlığı tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine iletilen 31.03.2020 tarihli yazıda, Covid-19 virüsü nedeniyle sermaye şirketlerinin özkaynaklarını korumasının önemine işaret edilerek, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliği'nin 13/5 inci maddesine dayanılarak, kamunun iştiraki olan şirketler hariç olmak üzere, sermaye şirketlerinin 2019 yılı hesap dönemine ilişkin olarak bu yıl gerçekleştirilecek genel kurul toplantılarında gündeme alınacak nakit kâr payı dağıtımı kararlarında, “geçmiş yıl kârlarının dağıtıma konu edilmemesi, dağıtım tutarının 2019 yılı net dönem karının %25'ini aşmaması ve yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilmemesi” hususlarının dikkate alınması belirtilmişti.

Kanun’un 12’nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Geçici Madde 13 eklenmek suretiyle konu açıkça düzenlenerek açıklığa kavuşmuştur.

a) Sermaye Şirketlerinin Dağıtım Yetkilerinde Değişiklik Yapılmıştır.

Sermaye şirketleri, 30/9/2020 tarihine kadar 2019 yılı net dönem kârının yalnızca % 25’ine (yüzde yirmi beşi) kadarının dağıtımına karar verilebilecektir. Geçmiş yıl kârları ve serbest yedek akçeler dağıtıma konu edilemeyecek ve genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemeyecektir.

Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu tüzel kişilerinin ve sermayesinin %50‘sinden (yüzde elli) fazlası kamuya ait fonların, doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin % 50‘sinden (yüzde elli) fazlasına sahip olduğu şirketler hakkında yukarıda belirtilen hususlar uygulanmayacaktır. Söz konusu belirtilen süreyi üç ay uzatmaya ve kısaltmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Genel kurul tarafından 2019 yılı hesap dönemine ilişkin kâr payı dağıtımı kararı alınmış ancak henüz pay sahiplerine ödeme yapılmamışsa veya kısmi ödeme yapılmış ise 2019 yılı net dönem kârının % 25’ini (yüzde yirmi beş) aşan kısma ilişkin ödemeler 30/9/2020 tarihine ertelenecektir. Söz konusu sermaye şirketlerine ilişkin istisnalar ile uygulamaya dair usul ve esasları belirlemeye, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünü almak suretiyle Ticaret Bakanlığı yetkili olacaktır.
Türk Ticaret Kanununda kâr payı dağıtımı sınırlamalarına aykırılıkta herhangi bir cezai düzenleme yahut idari para cezası öngörülmemiştir. Yani söz konusu düzenlemeye aykırı olarak kâr dağıtımı kararı alan yahut kâr dağıtımı yapan şirketler açısından, genel hükümler uyarınca uygulanabilecek bir yaptırım bulunmamaktadır. Ancak söz konusu durumda verilen tavsiyeler ve kararlara uyulması gerektiği genel bir yargı olarak oluşmakta herhangi bir yaptırım öngörülmemiş olsa dahi yapılan değişikliklere dikkat edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

c) Dernek Kurul Toplantıları Ertelenmiştir.

5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre dernekler tarafından verilecek bildirim ve beyannameler ile dernek genel kurul toplantıları 31/7/2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Bu süre, 3 aya kadar İçişleri Bakanınca uzatılabilecektir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılacaktır. Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam edecektir.

d) Kooperatifler Kanunu Kapsamındaki Genel Kurul Toplantıları Ertelenmiştir.

163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamındaki genel kurul toplantıları 31/7/2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Bu süre, ilgili Bakan tarafından 3 aya kadar uzatılabilecektir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacaktır. Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam edecektir.

4)BAZI ALACAKLARIN ERTELENMESİ, ALINMAMASI VEYA YAPILANDIRILMASI

a) Hazineye İlişkin Bedeller ve Ecrimisil Bedelleri Ertelenmiştir.

Covid-19 salgını kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle Hazine taşınmazlarına ilişkin olarak sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken bedeller ile ecrimisil bedellerinden 01.04.2020 tarihinden itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gerekenler başvuru şartı aranmaksızın 3 ay süreyle ertelenebilecektir. Söz konusu bedelleri erteleme yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanına aittir. Bu süreler, bitiminden itibaren Çevre ve Şehircilik Bakanı tarafından 3 aya kadar uzatılabilecektir. Bu alacaklar ertelenen süre sonunda ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilecektir.

b) Devlet İhale Kanunu Gereğince Kiraya Verilen Mesire Yerleri ve Taşınmazlardan Tahsil Edilecek Bedeller Ertelenmiştir.

Turizm tesisi maksadıyla verilen izinler hariç olmak üzere 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince Devlet ormanlarında gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına verilen izinler ile Orman Genel Müdürlüğü tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu gereğince kiraya verilen mesire yerleri ve taşınmazlardan 1/4/2020 tarihinden itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gereken bedeller başvuru şartı aranmaksızın 3 ay süreyle ertelenmiştir. Bu süreleri bitiminden itibaren 3 aya kadar uzatmaya Tarım ve Orman Bakanı yetkilidir. Bu alacaklar ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilecektir. Ayrıca verilen izinlerin erteleme dönemi içerisinde tahakkuk eden ilk yıl bedellerine karşılık banka teminat mektubu alınarak yer teslimi yapılabilecektir.

c) Millî Parklar Kanununa Tabi Yerlerde Yapılan Kiralamalardan Tahsil Edilmesi Gereken Bedeller Ertelenmiştir.

2873 sayılı Millî Parklar Kanununa tabi yerlerde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılan kiralamalardan 1/4/2020 tarihinden itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gereken bedeller başvuru şartı aranmaksızın 3 ay süreyle ertelenmiştir. Bu süreleri bitiminden itibaren 3 aya kadar uzatmaya yetkili Tarım ve Orman Bakanıdır. Bu alacaklar ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilecektir.

d) Belediyelerin Mülkiyetinde veya Tasarrufunda Olan Taşınmazlara İlişkin Satış, Ecrimisil ve Kiralamalar Ertelenmiştir.

Büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve bağlı kuruluşları ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin mülkiyetinde veya tasarrufunda olan taşınmazlara ilişkin olarak ilgili mevzuatınca yapılan satış, ecrimisil ve kiralamadan kaynaklanan bedellerin veya tutarların, 19/3/2020 tarihinden itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gereken kısımlarının 3 ay ertelenmesine büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve birliklerde meclis; bağlı kuruluşlarda ise yetkili karar organı yetkili kılınmıştır. Diğer süreler 01.04.2020 tarihinden itibaren iken bu ertelemenin 19.03.2020 tarihinden itibaren olduğunu belirtmek isteriz. Bu süreler, bitiminden itibaren ilgilisine göre Çevre ve Şehircilik Bakanı veya İçişleri Bakanı tarafından 3 aya kadar uzatılabilecektir. Söz konusu alacaklar ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilecektir. Faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunamayan işletmelerin faaliyette bulunmadığı döneme ilişkin olarak kira bedelleri tahsil edilmeyecektir.

e) Belediye Ödemeleri Ertelenmiştir.

Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarının,

• gelir vergisi tevkifatı beyan ve ödeme süreleri,

• tüm sosyal sigorta prim ödemeleri ile
3/7/1968 tarihli ve 1053 sayılı Belediye Teşkilâtı Olan Yerleşim Yerlerine İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca,

• Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yaptığı yıllık taksit ödemeleri,

17/04/2020 tarihinden itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gerekenler 3 ay süreyle ertelenmiştir. Bu süreler, bitiminden itibaren 3 aya kadar Cumhurbaşkanı tarafından uzatılabilecektir. Bunlar ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilecektir. Erteleme süresince 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan tarh ve ceza kesme zamanaşımı süreleri işlemeyecek ve zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzayacaktır.

f) Su Tüketimine Bağlı Alacaklar Ertelenmiştir.
Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarının konutlara ve faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunamayan işyerlerine ilişkin su tüketimine bağlı alacakları, 17/04/2020 tarihinden itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gerekenlerle sınırlı olmak üzere belediye meclisi tarafından 3 ay ertelenebilecektir. Burada kanun maddesi ertelenir dememiş ertelenebilir diyerek erteleme hususunu belediye meclisine bırakmıştır. Bu süreler, bitiminden itibaren 3 aya kadar belediye meclisince uzatılabilecektir. Bu alacaklar ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilecektir.

g) Toplu Taşıma Hizmetlerine İlişkin Gelir Desteği Yapılacaktır.
Büyükşehir belediyeleri ile belediyeler, kendisinden izin veya ruhsat almak ya da hat kiralamak suretiyle çalışan gerçek ve tüzel kişilere, toplu taşıma hizmetinin kesintisiz olarak yürütülebilmesiyle sınırlı olacak şekilde, 17/04/2020 tarihinden itibaren 3 aylık süreyle sınırlı olmak üzere meclis kararıyla; gelir desteği ödemesi yapabilecek, belirlenen döneme tekabül eden ruhsat, izin, hat kirası borçlarını faizsiz olarak 3 ay erteleyebilecektir. Çevre ve Şehircilik Bakanı bu süreleri, bitiminden itibaren 3 aya kadar uzatmaya yetkili kılınmıştır. Ruhsat, izin, hat kirası borçları ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilecektir.

h) Faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunamayan işletmelerin yıllık ilan ve reklam vergileri ile yıllık çevre temizlik vergilerinin, faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunulamayan dönemlere isabet eden kısmı alınmayacaktır. Bu sebeple bağlı olunan belediye ile iletişime geçilerek faaliyetlerin durdurulduğunun yahut faaliyette bulunulamadığının bir dilekçe ile beyan edilmesinde fayda olacaktır.

I) Yüksek Öğrenim Kredi Ve Yurt Hizmetleri Kapsamındaki Kredi Borçları Ertelenmiştir.
351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanununu kapsamındaki kredi borçları, 17.04.2020 tarihinden itibaren 3 aylık döneme ilişkin tahsil edilmesi gerekenlerle sınırlı olmak üzere, başvuru şartı aranmaksızın 3 ay süreyle ertelenmiştir. Bu süreler, bitiminden itibaren Gençlik ve Spor Bakanı tarafından 3 aya kadar uzatılabilecektir. Söz konusu borçlar ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı, faiz veya Yİ-ÜFE uygulanmadan tahsil edilecektir.

i)Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin Kredi Borçları Ertelenmiştir.
Tarım satış kooperatifleri birliklerinin 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunu uyarınca yeniden yapılandırılan ve yılda bir taksit olmak üzere ödenen Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklı kredi borçlarının, 2020 yılına ait borç taksit ödemesi, faizsiz olarak 2021 yılına, 2021 yılı dâhil daha sonraki yıllarda ödenecek taksit tutarları da faizsiz olarak birer yıl ertelenmiştir.

j) 618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununda düzenlenen yıllık aidat 2020 yılında alınmayacaktır.

k) Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin (TEDAŞ) Elektrik Tüketiminden Kaynaklanan Alacakları Yapılandırılmıştır.
Vadesi 1/2/2020 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla geldiği hâlde 17.04.2020 tarih itibarıyla ödenmemiş ve 6824 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2’nci maddesi ve geçici 1’inci maddesi uyarınca yapılandırılmamış olan alacaklarının asıllarının tamamının, 2021 yılının Eylül ayı sonuna kadar TEDAŞ’a iletilmek üzere dağıtım/perakende satış şirketlerine veya TEDAŞ’a yazılı başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın ilk taksiti 2021 yılının Ekim ayının son gününe kadar ödenmek üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda toplam üç eşit taksitte ödenmesi şartıyla, bu alacakların ödenen kısmına isabet eden fer’ilerinin tahsilinden vazgeçilmiştir. Bu alt bent hükümlerine uygun ödeme yapıldığı takdirde, 17.04.2020 tarihinden sonraki sürelere herhangi bir faiz, zam ve katsayı uygulanmayacaktır.

l) Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin (TEDAŞ) elektrik tüketiminden kaynaklanan Alacaklarının Ödenmemesine İlişkin Dava Açılamaz ve İcra Takibi Başlatılamaz.
Yukarıda belirtilen alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacak ve buna isabet eden teminatlar iade edilecektir. Yukarıda sayılan alacaklardan yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçluların bu borçlarla ilgili olarak dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve başvuru süresi içinde yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şart olarak belirlenmiştir. Davadan vazgeçme dilekçelerinin ilgili mahkemeye verilmesini müteakip davadan vazgeçme dilekçesinin mahkemece onaylı bir sureti borçlularca ilgili dağıtım/perakende satış şirketine veya dağıtım/perakende satış şirketine iletilmek üzere TEDAŞ’a verilecektir. Borçlularca, madde hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülemeyecektir. 08.03.2020 tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun başvuruda bulunması hâlinde, asıl borçlular ve kefiller hakkında sürdürülen davalar sonlandırılacak icra ve takip işlemleri durdurulacaktır. Bu takdirde, borçluların mahkeme masraflarını, icra masraflarını ilk taksit tutarı ile birlikte, vekâlet ücretini ise son taksit ödeme süresi sonuna kadar ödemeleri şarttır hükmü getirilmiştir.
Başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın 08.03.2020 tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılamayacak ve TEDAŞ aleyhine hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemeyecektir.

Vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, vekâlet ücreti ve fer’ileri talep edilemeyecek ve bu alacaklar için icra takibi yapılamayacaktır. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri geri alınamayacaktır.

Av. Erhan Mutlu