Hukuk Hakkı Korumaktır

Mart 2021

Anayasa Mahkemesi, Gerekçeli Kararın Geç Yazılmasını Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali Olarak Değerlendirmiştir

Anayasa Mahkemesi yakın tarihte vermiş olduğu bir kararında, ilk derece mahkemesinin kararı tefhiminden gerekçeli kararı yazmasına kadar geçen 1 yıl 3 ay 29 günlük sürenin makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir.

Başvurucu Hatice Akgül, ilk derece mahkemesi tarafından 18/10/2017 tarihinde işe iade kararı verilmesine rağmen gerekçeli kararın bir yılı aşkın süredir yazılmaması nedeniyle kararın icra kabiliyeti kazanamadığını belirterek bu sebeple makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. (Hatice Akgül, B. No: 2018/35900, 25/2/2021)

Anayasa Mahkemesi, başvuruya ilişkin yapmış olduğu incelemede; 18/10/2017 tarihinde hüküm taraflara tefhim edildiğini, gerekçeli kararın 1 yıl 3 ay 29 günlük sonra 7/2/2019 tarihinde yazıldığını, davalı vekili tarafından 7/3/2019 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulduğunu, Bölge Mahkemesi tarafından 2/10/2019 tarihinde istinaf talebinin reddedildiğini, Davalının temyiz talebi üzerine Yargıtay tarafından 17/12/2019 tarihinde kararın onandığını belirlemiştir.

Anayasa Mahkemesi, başvuruya uygulanacak hukuk kuralları kısımda da; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul Ekonomisi İlkesi" kenar başlıklı "(1) Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmünü içeren 30. Maddesine,  6100 sayılı Kanun'un Basit Yargılama Usulü kısmında yer alan “Hüküm” kenar başlıklı "Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” hükmünü içerir 294. Maddesine atıf yapmıştır.

Anayasa Mahkemesi, başvuruya ilişkin kabul edilebilirlik kararını verdikten sonra, esastan yaptığı değerlendirmede; Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013; Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013; Mehmet Salih Ayyıldız, B. No: 2012/397, 17/11/2014 bireysel başvuru kararlarına yer vererek, ilk derece mahkemesinin ilgili yasal düzenleme çerçevesinde en geç bir ay içinde gerekçeli kararı yazarak tebliğe çıkartması gerekmekte olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararı tefhiminden gerekçeli kararı yazmasına kadar geçen 1 yıl 3 ay 29 günlük sürenin makul olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını tespit ederek, başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi, makul sürede yargılanma hakkının ihlali edilmesi iddiası dolayısıyla başvurucunun talep ettiği 25.000 TL tutarındaki maddi tazminat talebi yönünden ise, başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini vurgulanmış ve başvurucu tarafından söz konusu zarara ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olması dolayısıyla maddi tazminat talebinin reddedilmesine karar vermiştir.